| |

Nara Gezi Rehberi: Japonya’da Kutsal Geyiklerle Buluşma

Japonya seyahatimizin planlama aşamasından itibaren içimizde en çok merak uyandıran, “Acaba gerçekten videolardaki gibi mi?” diye birbirimize sorup durduğumuz o eşsiz durağa, Nara’ya nihayet ulaştık. Tokyo‘nun aşırı düzenli kaosunu ve Kyoto‘nun tapınaklarla dolu mistik havasını geride bırakıp trenle Nara’ya doğru yola çıktığımızda bizi tam olarak neyin beklediğini kestiremiyorduk.

Metrodan çıkıp Nara Park kapısına doğru yürümeye başladığımız ilk anda tüm sorularımız cevap buldu. Daha parka bile girmeden, bildiğimiz asfalt kaldırımın üzerinde, mağazaların önünde serbestçe dolaşan geyiklerle burun buruna geldik. Hayvanat bahçesi yok, tel örgüler yok, sınırlar yok… Sadece biz ve şehrin asıl sahipleri olan geyikler vardık.

Nara Park geniş yeşil alan ve serbest geyikler - Japonya
Nara Park — binlerce dönümlük bu yeşil alanda geyikler tamamen özgür

Şehrin Gerçek Sahipleri: Kutsal Geyiklerin Tarihi

Japonya’da geçirdiğimiz günler boyunca doğaya ve canlılara duyulan saygıya sık sık şahit olmuştuk ama Nara’da bu durum bambaşka bir boyuta taşınmış. Buradaki hayvanların türü Japon Sika geyiği; doğal ortamlarında ortalama 15–20 yıl yaşayan bu geyikler, yüzyıllardır insanlarla o kadar iç içe yaşamışlar ki doğal vahşi korkularını tamamen kaybetmişler. Yanınızdan sıradan bir yaya gibi geçip gidiyorlar.

Bu inanılmaz uyumun arkasında derin bir kültürel ve dini inanç yatıyor. Şinto inancına göre buradaki geyikler tanrıların habercisi olarak kabul ediliyor. Yerel bir efsaneye göre tapınağın kuruluşunda tanrılardan biri beyaz bir geyiğe binerek gelmiş. Bu inanç o kadar köklü ki 1630’lu yıllara kadar bir geyiği öldürmenin cezası idammış. Günümüzde 1957 yılından beri doğal anıt olarak ilan edildiler ve devlet koruması altındalar. Budizm inancında ise Buda’nın bilgeliğinin sembolü olarak görülüyorlar. Anlayacağınız, bir Nara geyiğiyle göz göze geldiğinizde sıradan bir hayvanla değil, binlerce yıllık bir inancın canlı sembolüyle karşılaşıyorsunuz.

Not: Sokaklarda gördüğümüz geyiklerin çoğunun boynuzu yoktu. İnsanlara zarar vermemeleri için yılın belli dönemlerinde erkek geyiklerin boynuzları anestezi ile kesiliyor. Bunu öğrenmek içimizi biraz rahatlattı.

Nara geyikleri serbest dolaşıyor - Japon Sika geyiği
Sokaklarda, mağazaların önünde, park yollarında — her yerde geyikler
Nara geyik yakın çekim - Japon Sika geyiği Nara Park
Yüzyıllardır insanlarla iç içe yaşayan bu geyikler hiç ürkütmüyor

Geyik Krakerleri ve Amansız Kovalamaca

Parkın çeşitli yerlerinde satılan ve sadece geyikler için özel olarak üretilmiş krakerlerden (shika senbei) satın aldık. Ama krakerleri elimize aldığımız o ilk saniye, parktaki tüm geyiklerin radarında bir numaralı hedef haline geldik. Krakerin kokusunu alan geyikler büyük bir özgüvenle yanımıza yaklaştılar. Kuzu gibi uysal görünüyorlar ama yemek söz konusu olduğunda oldukça ısrarcılar. Bir anda etrafımız sarıldı; bizi kokluyorlar, kıyafetlerimizi çekiştiriyorlar, hatta kraker vermekte gecikirsek hafifçe kafalarıyla itekliyorlardı.

Bir tanesi o kadar ısrarcı oldu ki resmen kraker için peşimizden koşmaya başladı. O an hem gülüyor hem de ne yapacağımızı bilemiyorduk. İşte tam bu noktada, diğer turistleri gözlemleyerek hayat kurtaran yerel taktiği keşfettik: İki elinizi havaya kaldırıp avuç içinizi onlara göstererek net bir şekilde “Yok!” diyorsunuz. Bu zeki hayvanlar o el işaretini gördükleri an “Burada yemek bitmiş” dercesine arkanızı dönüp sakince uzaklaşıyorlar. Yüzyıllardır insanlarla iç içe yaşamanın getirdiği bu iletişim becerisi bizi gerçekten hayrete düşürdü.

Nara Park geyik beslemek - anne geyiği okşuyor gölet kenarı
Gölün kenarında sakin bir geyikle tanışma anı — bu dostluk binlerce yıllık

Bebekle Vahşi Doğanın Ortasında Olmak

Nara, bizim için ebeveynlik içgüdülerimizin en çok tavan yaptığı yerlerden biri oldu. Etrafımızda serbestçe dolaşan, oldukça uysal ama sonuçta vahşi olan bu hayvanların arasında iki yaşında bir bebekle bulunmak farklı bir stres seviyesi yaratıyordu. Geyikler yemek istedikleri için çok fazla yaklaşıyor ve bazen üzerinize doğru şaha kalkabiliyorlar. Bu nedenle Değer’i yürütmek yerine çoğunlukla bebek arabasında tutmayı tercih ettik.

Daha sakin ve kalabalıktan uzak bir köşede küçük bir yavru geyik bulduğumuzda Değer’in de beslemesine izin verdik. Küçük elleriyle krakeri uzatırken yaşadığı heyecan, gözlerindeki o büyük şaşkınlık ve geyiğin nazikçe krakeri alması gezimizin en unutulmaz karelerinden biri olarak hafızamıza kazındı. Hatta o gün Değer de bizden “Yok” işaretini öğrendi ve gelen geyiklere ellerini kaldırıp “Bay bay” diyerek onları uzaklaştırmayı başardı.

Değer bebek arabasında geyiğe kraker veriyor - Nara Park
O küçük eller, o büyük cesaret — Değer arabasından geyiği besliyor
Nara Park geyikler - aile gezisi
Bebek arabasıyla park çok rahat; yollar düz ama yiyecekleri arabada açıkta bırakmayın!

Eğitim, Doğa ve Saygı Üzerine

Nara’da dikkatimizi çeken bir diğer önemli detay ise adım başı karşılaştığımız okul çocuklarıydı. Japon eğitim sisteminin ne kadar farklı çalıştığını burada bir kez daha gördük. Okullar çocukları sürekli bu tarz doğal ve tarihi alanlara geziye getiriyor; çocuklar geyiklerle nasıl iletişim kuracaklarını öğreniyor ve doğayla iç içe büyümenin pratiğini yapıyorlar. Toplu yaşam alanlarına duyulan saygının bu erken yaşlardaki bağ sayesinde geliştiğini anlamak hiç de zor değil.

Japonya’nın teknolojik ve hızlı yüzünü çok sevmiştik ama Nara’da doğanın ve tarihin böyle iç içe, saygı çerçevesinde korunduğunu görmek bize bambaşka bir huzur verdi. Etrafta hiçbir yapaylık yok, her şey kendi doğallığı içinde akıp gidiyor. Bir geyiğin trafik ışıklarında karşıdan karşıya geçmek için beklediği bu masalsı şehri arkamızda bırakırken içimizde doğaya karşı derin bir şükran duygusu vardı.

Pratik Bilgiler

  • Ulaşım: Kyoto veya Osaka’dan trenle yaklaşık 45 dakika. Şehre varınca park yürüme mesafesinde.
  • Giriş ücreti: Nara Park’a giriş ücretsiz. Bazı tapınak ve bahçeler için ücret alınabilir.
  • Geyik krakeri (shika senbei): Parkın her yerinde ~200 Yen’e satılıyor. Alın, unutmayın!
  • “Yok” işareti: İki avuç içini göstererek “Yok” veya “Bitti” deyin — geyikler anlıyor ve uzaklaşıyor.
  • Bebek arabası: Yollar çok düzgün, arabayı rahatça itebilirsiniz. Yiyecekleri arabada açıkta bırakmayın, geyikler yaklaşabilir.
  • Boynuzlar: Erkek geyiklerin boynuzları güvenlik için yılda bir kez anestezi ile kesiliyor; ürkmeyin.
  • En iyi ziyaret saati: Sabah erken veya akşamüstü — kalabalık az, geyikler daha sakin.
  • Todai-ji Tapınağı: Dünyanın en büyük ahşap yapısı olan bu devasa Budist tapınağı parkın içinde. Giriş: yetişkin 600 Yen.

Eğer yolunuz Japonya’ya düşerse, Kyoto veya Osaka’dan yapacağınız kısa bir tren yolculuğuyla ulaşabileceğiniz bu canlı açık hava müzesini rotanıza mutlaka ekleyin. Sadece ellerinizi kaldırıp “Yok” demeyi unutmayın yeter!

Benzer yayınlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir