Anne Olmak – İlk 1 Yıl
Hamilelik, doğum ve sonrası.. Anne olmak hayatımdaki her şeyi, gerçekten her şeyi, düşünce tarzımı, sınırlarımı, günlük hayattaki hızımı, alabileceğim riskleri, kendime ayırabildiğim zamanı — ya da kendim olmayı hatırlamayı — plan yapmayı, tüm önceliklerimi başta olmak üzere her şeyi değiştirdi. Ancak 15. aydan sonra bir şeylerin düzene oturup daha iyiye gideceğini düşündüğümü hatırlıyorum.
İlk Aylar
İlk ay neler için ağladığımı buraya yazsam hem komik olur hem kafayı yemiş dersiniz. 3 saatte bir uyandırıp emzirme düzeni, acaba doymuyor mu kuşkusu yüzünden Onur’a defalarca emzirme destek sistemini denetletmem, ilk ayın sonundan üçüncü ayın sonuna kadar süren kronik mastit dönemim, 45 dakikayı bulan emzirme seansları, kundaklayıp gece yatağa koyunca nefes alıyor mu acaba örtü ağzına gelir mi diye endişeler, saçlarını taramayı unutmak, vücudun emzirmeye alışma sürecinde ilk 20 gün gece 4 defa üstünü değiştirecek kadar terlemeler…
Ama tekrar yaşamaktan en çok korktuğum şey mastit olmak. Genel cerraha gidip “ben ne kadar yaşayacağım” diye sorup “ya bana bir şey olursa bebeğime kim…” diye başlayan düşüncelerden uyuyamayacak kadar acı çekmek. Maalesef çok kişide görülmeyen kronik mastit hem çok uzun sürdü hem de acı dolu bir süreç oldu.
Dördüncü Ay: Uyku Meselesi
Dördüncü ayında “acaba hiç saatlerce uyumayacak mı” diye düşünmüştüm. Koridorda dakikalarca koşturup sallayıp yatağa koyduğumda on dakika sonra uyanması — ve bunun gün içinde 1,5 saatte bir olduğunu düşünürsek — akşama kadar bir yemeği koyamadığımı biliyorum.
Altıncı Ay: BLW ve Kakasında Havuç Arama Dönemi
Altıncı aya gelmemizle kakasında havuç aradığımız bir döneme girmiş olduk — yani ek gıda. Bu sürece de yine kitap okuyarak girmeye çalıştım ve BLW (baby led weaning) kavramını uyguladım, sonrasında faydasını da gördüm. Bebek liderliğinde beslenmede çocuğun ağzına kaşıkla yemek tepme, püre bulamaç yok. Çocuğun eliyle yoğurdu tavana kadar sıçratsa da kendi yemesi var, yediğinin ne olduğunu dokunarak tanıması var.
Patatesi havucu en doğru ayarda haşlayıp, tutarken elinden kaymasın diye şekilli kesicilerle kesip kendi yemesini bekleyip, etrafın batması, sonrasında temizlenme süresi ve kakasında yutmuş mu diye yediği şeyi aradığımız ilginç bir dönemdi.
İlk Adımlar: Çıralı’da Ördeklerin Arasında
Emeklediği zaman, pat pat yavaş yavaş gelişi öyle tatlıydı ki. Ne kadar çabuk unutuyor insan.
İlk adımlarını atışı çok heyecan vericiydi. Ve biz hazırlıksız yakalanmıştık — Çıralı’da bir haftalığına gittiğimiz bir karavan kampındaydık! Yanımızda deniz ayakkabısından başka ayakkabı yoktu. Birden adım atmaya başlamıştı kamp alanında, ördeklerin tavukların arasında. Bir gün Kemer’e gidip Değer’e ayakkabı almıştık sonunda. Artık yürüyordu biriciğimiz. Tatil ona da iyi gelmişti.
Ailelerden Uzakta Büyütmek
Biz ailelerimizden uzak bir şehirde bebeğimizi büyütmeye çalışıyoruz. “Anneme bırakayım, alışverişe gideyim” ya da “kayınvalideme bırakayım, birisiyle buluşayım” gibi bir lüksümüz yok. Annemin kısa ziyaretleri veya Onur’un memleketine gittiğimizde ailesinin bize birkaç saatlik alan açmasıyla çok kısa süreliğine ikimiz baş başa kalabiliyoruz.
Bitmeyen ev işleri, ilk kez bu kadar uzun süre evde kalmam, yeni doğmuş bebek derken kendime bir dakika bile ayıramadan geçip giden aylardı bunlar. Onur elinden geleni yapar ama çalıştığı için bize ayırabildiği süre de bellidir. Sanırım çift olarak da başımızdan geçen en zorlu dönemdi doğumdan sonraki ilk bir, bir buçuk yıl. O zamanlar geçmeyecek, hep öyle olacakmış gibi geliyor — ama gittikçe düzene giriyor ve kolaylaşıyor.
Değer’e
Genelde zorluklarından bahsetmiş oldum. Ama karşımda her yeni hareketinde, ağzından çıkan yeni kelimelerle, attığı adımlarla, hayata dair keşfetme heyecanıyla beni de heyecanlandıran; hayatta görebileceğim en saf duyguları gördüğüm ve bana sevginin en saf halini hissettiren, iyiyi ve doğruyu öğretebilme sorumluluğuyla yeni roller üstlendiğim birisi var karşımda. Sarıldığımda ve kokladığımda, özellikle bana gülümsediğinde tarif etmekte zorlandığım bir mutluluk, şans, masumiyet karışımı benzersiz bir duygu kaplıyor içimi — ve birden kendimi dua ederken buluyorum.
Karşına hep iyi insanlar çıksın Değerim. Huzurlu, bahtın açık, iyilikler göreceğin ve iyiliklerde bulunacağın, kendinle barışık, mutlu, uzun bir ömrün olsun. Babanla biz hep yanında ve seni destekliyor olacağız.







