GOPR2834 scaled e75103 - pekgezerler
|

Peru’nun Turkuaz İncisi: Huaraz ve 5000 Metrede Zeytinli Ekmek Keyfi!

Kolombiya’dan Peru’ya geçerken aklımızda Huaraz diye bir yer yoktu. Ama yolda tanıştığımız ve Güney Amerika boyunca peşimizi bırakmayan (şaka şaka, çok seviyoruz!) Fransız arkadaşlarımız Alysia ve Stephane, “Orayı görmeden geçmeyin” deyince rotamızı And Dağları’nın zirvelerine çevirdik. İyi ki de çevirmişiz!

Burası 3000 metrenin üzerine kurulu bir şehir. Otobüsten iner inmez ciğerleriniz size “Neredeyiz biz?” diye soruyor. Ama asıl olay şehirde değil, o dağların arkasında sakladığı turkuaz renkli hazinelerde!

1. Sulu Boya Tablosu Gibi: Laguna Parón

Huaraz’daki ilk durağımız, 4200 metre yükseklikteki Laguna Parón oldu. 3 saatlik bol sarsıntılı bir yolculuktan sonra gölü gördüğümüzde gözlerimize inanamadık.

Bu zamana kadar “mavi” veya “turkuaz” dediğimiz her şeyi unutun. Laguna Parón’un rengi, sanki dev bir fırça ile sulu boya kullanılarak boyanmış gibi pürüzsüz, parlak ve inanılmaz bir turkuaz. Gölün bu rengi, buzullardan gelen minerallerden kaynaklanıyormuş. Manzara o kadar gerçeküstü ki, bakmaya doyamıyorsunuz.

Tabii biz durur muyuz? “En iyi manzara tepeden görünür” diyerek nefes nefese bir tırmanışla gölü yukarıdan gören bir noktaya çıktık. Ve işte o an, çantadan zeytinli ekmeklerimizi çıkardık! 4200 metrede, dünyanın en güzel turkuazına karşı, evden getirdiğimiz zeytin ezmesiyle yaptığımız sandviçleri yemek… İşte “zenginlik” bu!.

2. Laguna 69: Zirveye Giden Zorlu Yol

“Daha yükseğe çıkamayız” derken, ertesi gün kendimizi 4600 metredeki Laguna 69 yolunda bulduk. Sabahın 5’inde başlayan ve saatlerce süren çok zorlu bir yürüyüştü.

Yol boyunca “Paptyalar var ama boyunları yok, sanki direkt yerden bitmişler” diye şaşırdığımız bitkiler gördük. Tırmandıkça oksijen azaldı, adımlarımız yavaşladı. Ama tepeye vardığımızda karşılaştığımız o buzul mavisi göl, tüm yorgunluğumuzu aldı. Dönüş yolunda Onur’un ayak parmakları o kadar acıdı ki, ayakkabılarını çıkarıp çoraplarıyla çimlerde yürümek zorunda kaldı (İnek pisliklerine basmamak için verdiğim mücadeleyi anlatamam!).

3. “Fakirlerin Antarktika’sı”: Pastoruri Buzulu

Antarktika’ya gitmek 10.000 Dolar olunca, biz de 9 Dolara (35 Sol) Huaraz’daki Pastoruri Buzulu’na gidelim dedik!,. Burası bizim için bir rekordu: Tam 5000 metre yüksekliğe çıktık!.

Burası tropikal kuşakta bulunan nadir buzullardan biri. Ancak manzarası büyüleyici olduğu kadar hüzünlüydü de. Küresel ısınma nedeniyle buzul gözlerimizin önünde şıpır şıpır eriyordu. Rehberimiz ve orada karşılaştığımız yerliler, 10 yıl önce buranın tamamen buzla kaplı olduğunu, 10 yıl sonra ise belki de buzuldan eser kalmayacağını söylediler,. “Çocuklarımız bu buzdağını göremeyecek” diye düşününce içimiz burkuldu.

Yol üzerinde bir de “Puya” bitkilerini gördük. Bu bitkiler 100 yıl yaşıyor, sadece bir kere çiçek açıyor ve sonra ölüyorlarmış,. 100 yıllık bir ömür, tek bir final!

4. Huaraz Şehir Hayatı: Tavuk Ayakları ve Ucuzluk

Huaraz sadece doğasıyla değil, uygun fiyatlarıyla da bizi mutlu etti. Şehirde 5-10 Sole (yaklaşık 1.5 – 2.5 Dolar) karnımızı tıka basa doyurabildik. Ceviche (limonlu çiğ balık) ve balık çorbaları efsaneydi.

Tabii yerel pazarda (Vlog 35) gördüğümüz manzaralar biraz “farklıydı”. Etler, tavuklar tavanlardan sarkıtılıyor, hijyen hak getire…,. Ama yine de o samimi kaosun içinde gezmek, mandalina ve çilek almak çok keyifliydi.

Özetle: Peru’ya gelirseniz, sadece Machu Picchu’ya odaklanmayın. Huaraz’ın o “sulu boya kıvamındaki” turkuaz göllerini görmeden, 5000 metrede zeytinli ekmek yemeden dönerseniz geziniz eksik kalır!

Benzer yayınlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir